DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Çorum °C
Çorum
°C
°C
°C
°C
°C

‘Nefes Darlığı Hastalığın Habercisi Olabilir’

‘Nefes Darlığı Hastalığın Habercisi Olabilir’
Özden Gazetesi Yayınları
13.10.2022
401
A+
A-

‘Nefes Darlığı Hastalığın Habercisi Olabilir’

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selim İsbir, nefes darlığının kalp kapak hastalıklarının habercisi olabileceğine dikkat çekerek vatandaşları uyardı.

Konuyla ilgili bilgiler veren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selim İsbir, “İnsan kalbi 4 odacıktan oluşan bir pompadır. Bu odacıklar ve kalpten çıkan iki büyük damar arasında kan akımını düzenleyen ve akımın tek bir yönde olmasını sağlayan kapaklar bulunur. Kapak hastalıkları ‘Doğumsal’ ve ‘Edinsel’ olarak ortaya çıkarlar. Edinsel kapak hastalıkları çocukluk çağında geçirilen romatizmal ateş adı verilen bir hastalığa veya yaşlanmaya bağlı olarak gelişir. Ayrıca kalp krizi sonrası mitral kapakta yetmezlik adı verilen bir tabloda ortaya çıkabilir. Erişkin hastalarda sıklıkla mitral ve aortik kapaklarda daha az sıklıkla triküpid kapakta kireçlenmeye bağlı darlık ve/veya kaçak veya kapak dokusundaki zayıflamaya bağlı sadece kaçak durumları ortaya çıkabilir” dedi.

Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın belirtilerini aktaran İsbir, “Kapak hastalığı olan kişilerde en önemli belirti nefes darlığıdır. Başlangıçta hareketle ortaya çıkan bu belirti hastalığın ilerleyen dönemlerinde istirahat halinde de ortaya çıkar. Son dönemlerde ise kalp yetmezliği tabloya hakim olur. Bunun dışında ritim bozuklukları sıkça görülür. Ayrıca Aort kapak hastalıklarında bayılma ve göğüs ağrısı önemli belirtilerdendir” diye konuştu.

Tanı Süreci

Hastalara tanı sürecini aktaran Selim İsbir,  “Tanı fizik muayene ve sonrasında yapılacak olan ileri tetkikler ile konur. Burada en önemli tetkik ekokardiyografidir. Bu tetkik bize kapak yapıları ve kalbin genel fonksiyonları hakkında detaylı bir bilgi verir. Sonrasında hastanın yaşına ve tutulan kapağa bağlı olarak kalp kateterizasyonu adını verdiğimiz bir tetkik de yapılabilir” ifadelerini kullandı.

Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tedavi süreciyle ilgili bilgiler veren Selim İsbir, merak edilen konulara da açıklık getirdi.

İsbir, şunları söyledi:

“Kapak hastalıklarının nihai tedavisi cerrahidir. Cerrahi tedavi ise iki ana gruptan oluşur. Birincisi bazı kapaklarda uygulanabilen tamir yöntemidir. Bu yöntem özellikle “mitral” kapakda bazı durumlarda son derece başarılı olan bir yöntemdir. İkincisi ise kapağın protez kapak ile değiştirilmesidir. Kapak tamir ve değiştirme ameliyatları kalp-akciğer makinesi kullanılarak vede kalp durdurularak yapılan ameliyatlardır. Hastalar genel durumlarına göre gün süre ile yoğun bakımda kalırlar. Hastanede kalış süresi ise yaklaşık 4-5 gün arasında değişmektedir. Hastaların günlük hayatlarına dönmeleri yaklaşık bir ayı bulan bir süreçtir.

Kaç Türlü Protez Kapak Vardır?

İki türlü protez kapak vardır. Mekanik ve Biyolojik kapaklar olarak adlandırılır. Mekanik kapakların dezavantajı ömür boyu Kumadin adı verilen kan inceltici-sulandırıcı bir ilacın kullanılması gerekliliğidir.Kumadin doğru kullanılmadığı takdirde son derece tehlikeli bir ilaçtır. Öte yandan biyolojik kapaklar ise uzun dönem kumadin kullanımına gerek duymazlar. Dolayısıyla büyük bir avantaja sahiptirler. Öte yandan en büyük dezavantajları mekanik kapaklara oranla daha kısa süreli olmalarıdır. Son yıllarda gelişmelere paralel bu kapakların ömrü 15 yıla kadar çıkmıştır.

Kumadin mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gereken ve kan seviyesi belirli aralıklarla kontrol edilmesi gereken bir ilaçtır.

Son yıllarda protez kapak alanında ortaya çıkan gelişmeler nelerdir.

Kapak teknolojisi son 10 yılda kalp damar cerrahisi alanında üzerinde en çok çalışılan konu olmuştur. En büyük gelişme ise aort kapak protezlerinde ortaya çıkmıştır. Bu kapaklarda kasıktan göğüs açılmadan bir kateter vasıtası ile yerleştirilebilen kapaklar ve de kalbe dikiş atılmadan yerleştirilen “ dikişsiz” aort kapakları piyasaya çıkmıştır. Özellikle dikişsiz kapaklar, kapak ameliyatlarının göğüs kemiği tam açılmadan ufak kesilerle yapılmasına olanak tanımıştır. Ayrıca ameliyat sürelerini de kısaltmıştır.

Ufak Kesilerle Yapılan Ameliyatların Sonuçları

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ufak kesiden ameliyat her hasta için uygun değildir. Dolayısıyla her hasta kendi içerisinde değerlendirilmeli ve uygunsa bu yöntem uygulanmalıdır. Aksi takdirde hasta bu işlemden zarar görebilir. Öte yandan uygun hastalara uygulandığında ufak kesi, daha az kanama ve solunum problemine yol açar ve özellikle yaşlı hastalarda yara iyileşmesi daha çabuk olur. Klasik cerrahi teknikte göğüs kemiği tümüyle kesilerek aort kapağı değiştirilir. Ufak kesi ile yapılan kalp kapak ameliyatlarında ise göğüs kemiği tam kesilmeden veya göğsün sağ tarafından yapılan kesilerle bu ameliyat gerçekleştirilir. Son yıllarda Robotik kalp ameliyatları ile uygun hastalarda bu tarz ameliyatlar sıklıkla uygulanmaya başlanmıştır. Bu teknik hastaların daha kısa sürede normal hayata dönmelerini sağlar.”

Arena Game Center
YORUMLAR

− 4 = 2

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.