DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Çorum °C
Çorum
°C
°C
°C
°C
°C

Kavuncu: Diyanetin Dik Duruşu Dinle İlgisi Olmayan Çevreleri Rahatsız Ediyor

Kavuncu: Diyanetin Dik Duruşu Dinle İlgisi Olmayan Çevreleri Rahatsız Ediyor
Özden Gazetesi Yayınları
14.12.2022
330
A+
A-

Kavuncu: Diyanetin Dik Duruşu Dinle İlgisi Olmayan Çevreleri Rahatsız Ediyor

AK Parti Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, “Diyanet İşleri Başkanlığımızın, gerçek beka meselemiz olan aile yapımızı bozmaya çalışan sapkın, sapık akımlara karşı minber ve kürsülerden yaptığı uyarılar her türlü takdirin üzerindedir. Ancak; sadece görevini yapan başkanlığın bu asil duruşu,  din ve diyanetle ilgisi olmayan bazı çevreleri rahatsız etmektedir” dedi.

AK Parti Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi üzerine AK Parti grubu adına söz aldı.

Diyanet İşleri Başkanlığının 130 bini aşkın görevlisiyle görev ve sorumluluklarını layıkıyla yerine getirdiğini belirten Kavuncu, “Diyanet İşleri Başkanlığımız bugün, İslam’ın rahmet yüklü mesajlarını bütün insanlığa ulaştırma bilinciyle, Kur’an ve Sünnet’i esas alarak, tarihî-ilmî birikimlerden de istifade ederek,  130 bini aşkın görevlisiyle, ülkemizin dört bir yanında ve dünyanın dört bir tarafında, kendisine verilen görev ve sorumlulukları layıkıyla yerine getirmekte, ülkemizin iyilik sancağını iftiharla dalgalandırmaktadır. Zira Diyanet İşleri Başkanlığı; zorlu millî mücadele yıllarımızdan, 1930’lu, 40’lı yılların yokluk, kıtlık, baskı, dönemlerine,  15 Temmuz FETÖ ihaneti darbe kalkışmasından, zorlu Covid salgını sürecine kadar, hep aziz milletimizin yanında yer almıştır” dedi.

Cinsel yönelimlerle ilgili “sapık ve sapkın ilişkiler” ifadesini kullanan Kavuncu, bu tür söylemlerin kadını anne, erkeği de baba olma duygusundan uzaklaştırdığını dile getirdi.

Ailenin önemine değinen Kavuncu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Son zamanlarda, sözde insan hakları savunucusu özde maskeli küreselci, insanlık düşmanları; kadının şiddete karşı korunması maskesiyle, kadın ve erkeğin kendi biyolojik kimliklerinden koparılarak, kutsal aile kurumunun ortadan kaldırılmasına yönelik, küresel ölçekte, bir saldırı başlatarak, sinsi planlarını devreye sokmaya çalışmaktadırlar.

Bütün insani ve ahlaki değerler hiçe sayılarak, toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet özgürlüğü gibi kavramlarla topluma servis edilen, sapkın ve sapık ilişkiler, gerçek beka meselemiz olan aile ve nesil güvenliğimizi tehdit etmektedir.

Aile huzurdur, aile mutluluktur, güvendir. Aile, hem kadının hem de erkeğin iffetini, hakkını, hukukunu koruyan en değerli kurum, en güvenli limandır.

Ayrıca, Ailenin nesli muhafaza etmek gibi çok önemli ve vazgeçilmez bir görevi de vardır. Dolayısıyla, aile ve nesil güvenliğimiz, en az can, mal ve ülke güvenliğimiz kadar değerlidir ve dokunulmazdır. Bu sebepten dolayı tarih boyunca kadını ana olmaktan, erkeği baba olmaktan uzaklaştıracak sapkınlıklar, fıtrata, yaradılışa aykırı bir sapıklık olarak kabul edilmiş, bütün inançlar tarafından hem reddedilmiş hem de lanetlenmiştir. Dolayısıyla, her türlü hastalıklı yapılardan ailemizi ve neslimizi korumak, en başta devletimiz, ilgili kurum ve kuruluşlar olmak üzere, biz milletvekillerinin, asli ve öncelikli görevimizdir.

Bütün bu sebeplerden dolayı, başörtüsü ve gerçek beka meselemiz olan ailenin korunması, anayasal güvenceye kavuşturulması için hazırlanan ve meclise sunulan, anayasa değişikliği kanununun gazi meclisimizde kabul edilerek yasalaşması, biz milletvekillerinin, hepimizin tarihi bir sorumluluğumuzdur.

Diyanet İşleri Başkanlığımızın, gerçek beka meselemiz olan aile yapımızı bozmaya çalışan sapkın, sapık akımlara karşı özellikle minber ve kürsülerden yaptığı uyarılar ve irşad faaliyetleri, her türlü takdirin üzerindedir. Ancak; sadece görevini yapan başkanlığın bu asil duruşu,  insanlıktan nasibini almamış, din ve diyanetle ilgisi olmayan bazı çevreleri rahatsız etmektedir.

Ayrıca gene bu malum çevreler, çağdaşlık ve ilericilik maskesi arkasına sığınarak, her fırsatta imam ve hatiplerimizin, vaizlerimizin, hutbelerde, kürsülerde kime ne söylemesi, ne okuması gerektiğini de dikte etmeye çalışmaktadırlar.

Şurası çok iyi bilinsin ki; Diyanet İşleri Başkanlığımızın liyakatli, nitelikli, basiretli kadrosu,  kime, ne zaman, nerde ne söyleyeceğini, nasıl konuşacağını çok iyi bilmektedirler.

O eski Türkiye günleri artık gerilerde kalmıştır. Demokrasiyi askıya alarak, millete ayar vermeye çalışılan, bu milletin çocuklarına 15 yaşına kadar Kur’an öğrenmeyi yasaklayan, başörtüsü, katsayı gibi zorbalıklarla aziz milletimize zulmeden o zihniyet, ebediyen tarihin çöp sepetine atılmıştır.

Hamdolsun, İslam dini, aziz milletimizin en kıymetli müştereği, en vazgeçilmez değeridir! Dinle problemi olanların Diyanetle de problemi olduğunu biliyoruz.

Hâlbuki dini, diyaneti, dindarları hayatın dışına çıkarmak isteyenlerin kaderi binlerce yıldır hiç değişmemiştir. Kendileri hayatın dışına itilmekten kurtulamamışlardır.

Netice olarak biz biliyoruz ki; ‘Onlar istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır’.” (

Arena Game Center
YORUMLAR

47 − 37 =

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.